Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 25/02/2025 - Salı
BIST100 ve Nasdaq’ta alarm zilleri çalıyor: Düşüş kapıda mı?
- Gündemin göreceli olarak sakin, konuların da hemen hemen aynı paralelde ilerlediğini düşünürsek, akşam da keyifsiz geçen maç ardından, bugün farklı bir konu ile bültenimize başlamak istiyoruz. Dün TÜİK tarafından açıklanan evlenme ve boşanma istatistikleri, özelinde de boşanma oranlarındaki artış, dikkat çekici bir trende işaret etti. Şöyle ki, 2023 yılında 173 bin olan boşanma sayısı, 2024 yılında %8 artışla 187bin seviyesine geldi. Bin nüfus başına düşen boşanma oranını ifade eden kaba boşanma hızı da binde 2,19 olarak gerçekleşerek veri tarihinin en yüksek seviyesine yükseldi. Boşanmaların önemli bir bölümü evliliğin ilk yıllarında yaşanırken, 2024 verilerine göre boşanmaların üçte biri ilk beş yıl içerisinde gerçekleşti.
- Öte yandan, evlilik oranında ise bir önceki seneye oranla herhangi bir değişikliğin olmadığını görürken, boşanmaların artmasının hâliyle dünyanın en öncelikli gündem maddelerinden biri olan doğurganlık oranına da maalesef olumsuz katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu veriler, pek çok kişi tarafından önemsenmemek ile birlikte, toplumsal ve ekonomik dinamiklerin aile yapısına etkisini ortaya koyarken, boşanmaların artışına neden olan faktörlerin daha derinlemesine analiz edilmesi gerektiğini gösteriyor. Demografik faktörlerin ekonomiden bağımsız bir şekilde ele alınmasının da hata olacağını düşünüyoruz.
- Verinin sosyal ve siyasi mânâda önemli sonuçları da olacağını düşünüyoruz. Hatırlarsanız, dün bültenimizde, yapı ruhsatı daire sayısının pandemi dönemi öncesinde göre neredeyse yarı yarıya azaldığına işaret ederek, üretim azlığının konut ve kira fiyatlarını yukarıya ittiğini, enflasyonun bir sebebinin de arz eksikliği olduğunu iddia etmiştik. Hanede tek başına yaşayan kişi sayısındaki artışın da boşanma istatistikleri ile artış kaydettiği düşünülürse, enflasyona kira kalemi üzerinden olumsuz bir katkının daha oluştuğunu görüyoruz.