İstikrar (Harris) ya da değişim (Trump) için büyük gün: ABD...

Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 05/11/2024 - Salı

İstikrar (Harris) ya da değişim (Trump) için büyük gün: ABD sandık başında

  • Monetarizm, enflasyonun temel nedeni olarak para arzının hükümetlerce aşırı ölçüde artırılmasını görmektedir. Monetaristlere göre, ekonomideki istikrarsızlıkların birçoğu parasal kökenlidir. Nobel ödüllü ekonomist Milton Friedman, monetarizmin bu görüşünü “Enflasyon, her zaman ve her yerde parasal bir olgudur” sözü ile özetlemiştir.  
  • Dün TÜİK tarafından açıklanan resmî enflasyon rakamları yine can sıktı. Aylık TÜFE artışı %2,88 ile piyasa beklentisinin (%2,50) üzerinde kalırken, yıllık gerçekleşme ise baz etkisi ile hafif bir düşüşle %48,58'e geriledi. Enflasyonun katılık göstermeye ya da düşmekte direnç göstermeye devam ettiğini görüyoruz. Hâl böyle olunca da ister istemez para politikasının etkinliği sorgulanıyor. Bütün yükün TCMB'nin omuzlarında kalması -her ne kadar para politikası yeterince sıkı olsa da- maliyet politikası kanalının katkı sağlamaması, enflasyonun önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Dün açıklanan veri ardından yılın %44 civarında kapatılacağını hesaplıyoruz. Hatırlanacağı üzere OVP’de bu yıl için hedef %33 seviyesinde idi. Hatta, bu sapma, döviz kurunun ılımlı bir seyir izlediği ve petrol fiyatlarının da tahminlerden daha düşük olduğu bir yılda yaşandığının altını çizelim.  
  • Dünkü veri ardından para politikasının etkinliğini sorgulanırken, piyasa yansıması da kaçınılmaz olarak olumsuz oldu. Bugün açıklanacak mevsimsellikten arındırılmış TÜFE serisine bakarak yarın bültenimizde son üç aylık enflasyon verisinin yıllıklandırılmışına bakmak suretiyle enflasyonun yayılma endeksini de inceleyeceğiz. Peşinen not etmemiz gerekiyor ki, enflasyon eğiliminde henüz bir gevşeme yok! Detaylara baktığımızda, mevsim değişikliği nedeniyle ana harcama gruplarına arasında en yüksek aylık artış %14,3 ile giyim ve ayakkabıda grubunda olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde arz yönlü şoklar nedeniyle aylık %4,3 düzeyinde artışı oldukça yüksek olarak yorumladık.  
  • Ulaştırma grubu dışında geriye kalan ana harcama gruplarının tümünde görülen artış, enflasyonun düşmekte direnç gösterdiğini bizlere anlatıyor. Giriş paragrafında da özetlediğimiz üzere, enflasyonu sadece reel olarak yüksek faizlerle düşürmek pek de olası görünmüyor. Yüksek faizler, reel sektöre (sanayiye) üretim düşüşü olarak yansırken, devletin de küçülmesi, maaş artışlarının geriye doğru değil ileriye doğru (beklenen enflasyon) yapılması, zengin kesimin yüksek faizler nedeniyle gelirlerinin artması ve daha çok harcamasına vergi getirilmesi (servet etkisi), yapısal sorunlara eğilinmesi gerekiyor. Hülâsa ekonominin sosyal bir bilim dalı olduğunu ve sosyal bilimlerde salt doğruların olmadığını unutmamamız gerekiyor. Enflasyon sadece toplumsal bir konsensus (bütüncül bir yaklaşım) sağlanarak çözülebilir. Çözümü sadece faizde ararsak hatalı bir yaklaşım sergilemiş oluruz. Faizleri o kadar yükseğe çekersiniz ki enflasyon düşer ama ne pahasına olduğunu da (her tercih bir vazgeçiştir) gelin siz düşünün! 

Bültenin Devamı İçin Lütfen Tıklayınız