Güncel Piyasa ve Döviz Haberleri 22/04/2025 - Salı
Cesur yürek altın, zayıf yürek dolar!
- Küresel mali piyasalar yeni haftanın ilk iş gününe Trump'ın FED Başkanı Powell'ı görevden alma niyetinin yarattığı ciddi piyasa volatilitesi ile başladı.Sosyal medyada yaptığı sert açıklamada, Powell’ı “Bay Çok Geç” diyerek hedef alan Trump, faizlerin hâlâ yüksek olmasının ekonomiyi durma noktasına getirebileceğini söyledi. Zaten oldukça zayıf bir görüntü sergileyen yaralı aslan dolar ve bu bağlamda ABD finansal varlıkları, Powell'ın görevden alınma riskinin işaret ettiği FED'in bağımsızlığının sorgulanması ile sert bir şekilde değer kaybetti: ABD borsaları ve DXY sert düşerken, tahvil getirileri ise yükseldi. Tarihte hiçbir ABD Başkanı, görevdeki bir FED Başkanı’nı doğrudan görevden almadığını biliyoruz. FED Başkanı’nın görev süresi kanunla güvence altına alınmıştır (genellikle 4 yıl), ve FED’in bağımsızlığı, para politikasının siyasi baskılardan uzak şekilde yürütülmesi açısından önem arz etmektedir. Trump 1.0 döneminde de Powell’ı sık sık eleştirerek onu görevden almayı düşündüğünü açıkça söylemiş olsa da, hukuken bunu yapması mümkün olmamıştır.
- Trump, her ne kadar Powell'ı görevden alamayacağını bilse de, ticaret savaşına soyunduğu bir ortamda, ihracat avantajı elde etmek için zayıf dolar ve beraberinde izlediği politikaların yaratacağı resesyon riskini bertaraf etmek için de düşük faiz oranların talep ediyor. FED cephesi ise, Trump’ın ithalat vergilerinin enflasyonu yeniden yükseltme ihtimali karşısında temkinli bir seyir izlerken, FED'in olağan toplantısının 7 Mayıs tarihinde sonuçlanacağını not edelim. Piyasa vadeli faiz kontratlarına göre her ne kadar Mayıs toplantısına yönelik bir beklenti bulunmasa da, piyasalar yılın geriye kalan kısmında 92 baz puan faiz (3-4 kez 25 baz puan) indirimi bekliyorlar. FED üyelerinin konuşmalarını bu noktadan sonra dikkatle takip edeceğiz!
- Trump'ın siyasetçi olarak ne düşündüğünü pekâlâ anlasak da, Merkez Bankası başkanlarının da dertlerinin bir tür bitmediğini görüyoruz! ABD Doları'nda değer kaybı yaratan söylemleri ile dolar üzerinde yarattığı riskin her geçen gün biraz daha büyüdüğünü de göz ardı etmemiz gerekiyor. Neden diye sorarsanız, ABD dolarının uluslararası para sistemindeki hâkimiyeti, ya da doların rezerv para statüsünün ABD ekonomisine zarar verdiğini savunan ABD yönetimi, bu statünün kasıtlı olarak zayıflatılması için ciddi bir uğraş içinde olduklarını görüyoruz. İzledikleri strateji her ne kadar doları önde gelen büyük para birimlerine karşı sepet bazında son üç yılın dibine itse de, yatırıcımların ABD varlıklarından arkalarına bakmadan kaçmaları sonrası güvenli liman ABD tahvil getirilerinin fiyatları düşürek faizleri de artmaya devam ediyor! Bu sabah 10 yıllık tahvil getirisi %4,40 seviyesine yükselirken, ABD'nin borçlanma maliyetlerini de arttırdığını görüyoruz. Otuz altı trilyon dolar borcu olan bir ülke için pek de akıllıca bir yöntem olmasa gerek! Öte yandan, doların rezerv statüsünün tehlikeye girmesi, küresel finansal istikrarı tehlikeye atabildiği gibi Çin gibi rakip ülkelere kendi para birimlerinin ticarette daha çok kullanılmasının da önün açabilir.